7 Nisan 2017 Cuma

Teknoloji Vasıtasıyla Dijitalleşen İnsan Duyguları



21. Yüzyıl insanının şüphesiz en büyük problemlerinden biri teknoloji ile verdiği savaş. Hemen her alanda karşımıza çıkan teknoloji, insan yaşamını da yakından etkilemeye devam ediyor.

Hayatımızın her anında dijital aygıtlarla çevrelenmiş bir halde yaşıyor ve onların yokluğunda bir eksiklik hissediyoruz. İçinde bulunduğumuz dünyada robot teknolojisinin her geçen gün daha iyi bir seviyeye çıktığı bilinen bir gerçek. Yakın bir gelecekte ise insanların robotlarla çok daha fazla içli dışlı olacağı bilim insanları tarafından sürekli dile getiriliyor. Yaşamımızı çevreleyen aygıtlar arasına artık yapay zeka sahibi robotların da katılacak olduğu gerçeği dünyanın çeşitli yerlerinden gelen haberlerle perçinleniyor. Bunların son örneği ise Çin Halk Cumhuriyeti'nden.

Tekno Bilgi'nin haberine göre, Çin'de yaşamakta olan 31 yaşındaki Zheng Jiajia isimli bir mühendis kendi ürettiği robotla evlendi. Bilimkurgu senaryolarını aratmayan haberin gerçekliği sorgulandığında herhangi bir abartı bilgiye rastlanmadığı görülüyor. Kendi geliştirdiği ve "Yingying" adını verdiği robotla evlenen mühendis Jiajia, ne kadar uğraşırsa uğraşsın bir sevgili bulamadığını ve bu sebeple böyle bir yönteme başvurduğunu dile getiriyor. Yalnız kalmamak için bu sıra dışı fikri hayata geçiren Zheng Jiajia'nın düğününe ailesi ve yakın çevresi de katılarak onu bu mutlu gününde yalnız bırakmadılar.

Bu sıra dışı haberle bir anda ülkesinin ve dünyanın gündemine oturmayı başaran Çinli bilim insanı, sahte ilişkilerden sıkıldığını dile getiriyor ve robotu yalnızca kendi istekleri doğrultusunda tasarladığını vurguluyor. Yingying, Çince karakterleri algılamasının yanı sıra, sesli komutlara da basit yanıtlar verebiliyor. Buna ek olarak, ev işlerinde de oldukça iddialı oluğu söyleniyor.

Daha önce kısa bir süreliğine Huawie şirketinde de çalışan Zheng Jiajia, şu an Hangzhou'da Dream Town'da çalışmaya devam ediyor.

İlk olarak Çek yazar Karel Capek'in 1920 yılında yazdığı Rossum's Universal Robots (Rossum'un Evrensel Robotları) isimli tiyatro metni ile literatüre kazandırılan "robot" kelimesi, Rus asıllı Amerikalı yazar Isaac Asimov tarafından geliştirilen "Üç Robot Yasası" ile birlikte iyiden iyiye edebiyat dünyasında (özellikle de bilimkurgu edebiyatında) yer bulmaya başlamıştı. Sonrasında bilimkurgu filmleriyle karşımıza sıkça çıkan robotlar, bilim insanlarının da geçmişten günümüze dek en fazla kafa yorduğu alanlardan biri olagelmiştir. 21. Yüzyıl'da ise görüldüğü üzere artık insanlarla ilişki kurma noktasına kadar gelen robot teknolojisi, dijital bir uçurum yaratmasının yanı sıra, insan-insan ilişkilerinin yerini artık insan-robot ilişkilerinin alacağının da sinyallerini veriyor.

Bahsi geçen habere çok yakın bir senaryoyu 2011 yılında yayın hayatına başlayan Black Mirror isimli dizinin "Be Right Back" isimli bölümünde izlemiştik. Bu sayede aslında bilimin, bilimkurguyu takip eden bir tür olduğu sonucuna varmak da pekala mümkün.

Görünen o ki, her geçen gün robot teknolojisiyle ilgili ilginç haberlerin sayısı artış gösterecek. Fakat yakın bir gelecekte bu tür haberler de tıpkı öteki alanlardaki haberlerde olduğu gibi insanlar nezdinde sıradanlaşma eğilimi gösterecek.


Kelime Sayısı: 416

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder